Kontrolsüz Kontroller

Tüm bu durumların önüne geçilebilmesi adına, bu işi yapan firmaların belirli bir seviyeye çekilebilmesi için akreditasyon zorunluluğu sağlanarak önemli bir adım atılabilir. Hem izlenebilirlik hem de tek seslilik için ortak bir dil geliştirilmesi kaçınılmaz bir durum gibi gözükmektedir.

Periyodik kontroller bilindiği üzere “İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliğine” göre ekipmanlar için belirlenen sürelerde yapılması gereken kontrollerdir. Fakat bu kontroller firmalar tarafından mecbur kalınmadığı sürece yaptırılmıyor. Firmalara denetim için gittiğimizde maruz kaldığımız tavır ve görüşler bu konuda hiçbir bilincin olmadığı yönündedir. Periyodik kontrollerde öncelikle bilinmesi gereken esas, bu kontrollerin gerekli uygunsuzlukların tespit ederek düzeltilmesi için önlem almak adına yapıldığıdır. Fakat firmalar uygun rapor almak adına denetim yaptırıyor. Ya da kâğıt üzerinde formlar düzenlenerek firmalara iletimi sağlanıyor.

Bunun dışında, firmalarda bir önceki periyodik kontrol firmalarının raporlarını talep ettiğimizde gördüğümüz formlar yönetmelik ve standartlarla bağdaşmadan oluşturulan, kontrolsüzce her gün bir yenisi kurulan periyodik kontrol firmalarına ait formlar da olabiliyor. Aynı şekilde firmalardan denetim yapılmadan raporların gönderildiğini de öğreniyoruz.

Denetim süreleri ile ilgili olarak da işin doğasına aykırı zaman dilimleri içerisinde ekipman kontrollerinin bir şekilde yapıldığını üzülerek izliyoruz. Bu konuda herkes kendine göre bir rapor düzenlemesi yapabiliyor. Bir ekipmanla ilgili gerçek anlamda inceleme kriterlerinin tek tek değerlendirilebilmesi için kontrol süreleri ve incelenecek temel gereklilikler belirlidir ve bu durum firmaların yorum ve inisiyatifine bırakılamaz, bırakılmaması da gerekir.

Tüm bu değerlendirmeler çerçevesinde yaşanları değerlendirdiğimizde aklımıza gelen şu sorular hala cevapsız kalıyor..

 

  • Periyodik kontrol konusunda firmalar yeterince bilgili mi?
  • Periyodik kontrol ile ilgili denetimler ne sıklıkta yapılıyor?
  • Denetim firmaları standartlara ne kadar uygun denetimler yapıyor?
  • Sektör içerisinde adını ilk defa duyduğumuz yüzlerce denetim firmasını kim denetliyor?
  • Periyodik kontrollerde Akreditasyon neden hala zorunlu değil?

 

Bu sorular gerçekten cevapsız kalan ve bir tülü cevap verecek kişilerin de bulunamadığı sorular olarak kalmaya devam ediyor. Halbuki bu işi yapan firmaların belirli bir seviyeye çekilebilmesi için ilk olarak akreditasyon zorunluluğu sağlanarak önemli bir adım atılabilir. Hem izlenebilirlik hem de tek seslilik için ortak bir dil geliştirilmesi kaçınılmaz bir durum gibi gözükmektedir. Yapılan denetimlerin aynı seviyeye çekilebilmesi adına haksız rekabeti önlemek amacıyla eşit şartlarda firmalar tarafından denetimin sağlanması gerekmektedir. Firmaların fiyat politikaları uyguladıkları adam/gün sürelerindeki haksız rekabetin de önüne geçmek adına bu konuda mutlaka ciddi adımlar atılmalıdır. Sistemde yaşanan bu boşluk haksız rekabeti de beraberinde getirmekte ve bu işi kurallarına uygun yapmaya çalışan firmaları da sitemin dışına çıkmaya itmektedir. Burada kural koyucunun yani Bakanlığın mutlaka çizgileri çok net olarak belirlemesi ve keyfi uygulamaları engelleyecek, çıtayı daha üst seviyelere çıkartacak adımları atması gerekmektedir.

Ülkemizde İSGÜM’ün (İş Sağlığı ve Güvenliği Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü) iyi niyetle yapmaya çalıştığı çalışmaları ve iş ekipmanlarının kontrolleri ile ilgili kaliteyi yukarı çekmek istemesini sonuna kadar desteklemekteyiz. Yalnız denetim hizmetini gerçekleştiren bir kişinin 3-5 günde almış olduğu bir eğitimle bu işi sürdürülebilir bir gerçeklikte yaptığını veya yapacağını düşünmek tek başına asla yeterli olmayacaktır. Yapılan denetim faaliyetlerinde ilgili denetçilerden istenilen objektif deliller, denetime ait uygulama prosedürleri, eğitim ve kabiliyetlerin sürekli güncel tutulması gerekmektedir. Yapılan denetimlerin Bakanlık tarafından Yasal Mevzuatlara dayandırılarak izlenebilirliği sağlanmadığı sürece ne yazık ki bu atılan adımlar sadece geleceği olmayan adımlar olarak kalacaktır.

Nesime Akgöz

Teknik Yönetici / Makina Mühendisi Nesime Akgöz

Makine Mühendisi ve aynı zamanda UDK Teknik Yöneticisi olan Nesime AKGÖZ, 10 Mayıs 1993 tarihinde Sivas’ın Şarkışla ilçesinde dünyaya gelmiştir. İlköğrenimini burada tamamlayarak, lise öğrenimine İzmir Büyükçiğli Anadolu Lisesinde devam etmiş ve daha sonra da Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde yüksek öğrenimini tamamlayarak 2015 yılında Makina Mühendisi olarak lisansını tamamlamıştır.

Mezun olduktan sonra Uluslararası Mevzuat ve standartlara uygunluğun değerlendirildiği bir Onaylanmış Kuruluş olan Femko Uluslararası Teknik Kontrol Eğitim ve Belgelendirme Şirketinde kariyerine başlamıştır. Sırası ile Hizmet Koordinasyon Departmanı, Periyodik Kontrol Departmanı ve Ürün Belgelendirme Departmanında görev alan Nesime Akgöz, kariyerini Teknik Yönetici olarak sürdürmektedir.

Linkedin den Takip Edin Nesime Akgöz: Diğer Yazıları
  • Türkiye’nin Denetim Mekanizmasıyla İmtihanı

    Türkiye’nin Denetim Mekanizmasıyla İmtihanı

    Türkiye de birçok yetkisiz ve izlenebilirliği olmayan kişi veya kuruluşların kendi başlarına denetim yapabildiği, sahada yapılan denetimlerin gerçek anlamda yapılıp yapılmadığının kanıtlanamadığı ve devletin de bir takip mekanizması kurmayı bir türlü başaramadığı bir sistem karşısında, gerçek anlamda bu işe gönül veren denetim kuruluşları sonu olmayan bir girdabın içine doğru yol almaktadırlar.

    Devamı
  • Yönetim Sistemleri Neden Varki?

    Yönetim Sistemleri Neden Varki?

    Aslında konuyu şöyle de özetleyebiliriz, kalite yönetim sistemine sahip olmayan büyük bir işletme ile kalite yönetim sistemine sahip olan küçük bir işletme arasında kıyaslama yapacak olursak, küçük işletme ürün/hizmet kalitesiyle rakibi olan büyük işletmeyi kesinlikle gölgede bırakması muhtemel olacaktır.

    Devamı
  • Hayat Kurtaran Röle!

    Hayat Kurtaran Röle!

    Evlerde ve iş yerlerinde artık akım röleleri mutlaka kullanılmalı, hayati önem taşıdığı için ne olursa olsun devre dışı bırakılmamalıdır. Kaçak akım röleleri seçilirken insan hayatı için 30 mA, yangın tehlikesi için de 300 mA’lik anma kaçak akım değerine sahip olanlar tercih edilmelidir.

    Devamı
  • Yazarlarımız

    Populer Makaleler

    Kontrolsüz Kontroller
    Türkiye’nin Denetim Mekanizmasıyla İmtihanı
    Yönetim Sistemleri Neden Varki?

    Kurumsal Haberler

    Onaylanmış Kuruluş Yetkilendirilmesi
    TÜRKAK Kapsam Genişletmesi
    39. Asansör NB Grup Toplantısı Yapıldı

    Sektörel Haberler

    Halı Yıkamacıda Feci İş Kazası!
    Bursa’da Freni Boşalan İş Makinesi Kaza Yaptı
    Periyodik Kontrol Personelleri İçin Zorunlu Eğitim Uygulaması Hakkında Güncel Duyuru (Bakanlık Duyurusu)